Ana Sayfa Özgeçmiş Kitapları Yazıları Röportajları Haber Fotoğraf Albümü Video Galeri İletişim

BDP-PKK ikilisi siyaseti şekillendiremeyince…

24.09.2012

Son dönemlerde artan terör olaylarını birkaç açıdan okumak gerekir. Birincisi örgüt ve bileşenleri uzun bir süreden beri elinde bulundurduğu kanlı şantajlar denklemi ile ülkenin siyasi hayatına müdahil oluyordu ve bu durumu değiştiren bir siyasi yapılanmanın gerçekleşmeye doğru başlaması ile bu zemini kaybettiler.

Bir diğeri de kendisini sadece mağduriyet üzerinden var eden bu yapı artık bir zalim bir canavara dönüşmüştür. Canavarlık ile mağduriyet yapılamayacağının da farkındadır. Hem suçlu hem de güçlü olmak için muhatabın insicamını bozman istiyor. Nitekim BDP eş başkanı “kimse bizi meclisten atamaz” diyerek aslında sahip olduğu toplumsal güce bir göndermede bulunmadı, aksine dokunulmazlıkları kaldırmayacağını açıklayan iktidar partisini işaret etti. Belli ki örgütün bu konudaki genel tutumları ve işleyişi hukuk dışı alanlara taşıma çabası yetmemiş o devreye girerek bunca dökülen kana karşı önemsiz bir mağduriyet oluşturmak istemektedir.

Türkiye artık bu oyunlara gelmemelidir. Bunca yıldır mecliste Kürtler adına bulunanların Kürtler için gündelik hayatı ilgilendiren tek bir adım dahi atmamış olmalarını siyasi bir başka engel üzerinden arka plana itilmesine alet olmamalıdır. Dahası demokrasinin gereğini yerine getirip evrensel standartlardaki hukukun gereğini yapmalıdır. Daha açık bir ifade ile PKK ve BDP’nın çok istemesine rağmen bu parti kapatılmamalı ve milletvekillerinin dokunulmazlığı da kaldırılmamalıdır. Zaten göreceksiniz pek yakında kendileri bu partiyi kapatacaklar. Çünkü artık yeni kurbanlara ihtiyaçları var. Kawa olma iddiası ile yola çıkanlar Dehak’laştı çünkü. Tanrılar kan istiyor çünkü…

Sabah Kara’nın da dediği gibi:

Firavun ellerini kanla yıkar kandan

Kanla yıkar

Ancak kan yıkar ellerini firavunun

Kan yıkar.

Kandan geçer musa şerholur göğüs

Kandan geçer.

Kanla yıkanmaya gelir firavun

kan firavunu yıkar.