Ana Sayfa Özgeçmiş Kitapları Yazıları Röportajları Haber Fotoğraf Albümü Video Galeri İletişim

Başbakan'ın Siyasi Dehası

19.07.2012

AK Partide büyük kongreye giderken başbakan, önemli bir siyasi hamle yaparak Türk siyasetine dahice bir balans ayarı vermekte, geçmişle olan bağını koparmadan yeni bir yapılanma ile 2023 vizyonuna uygun bir değişimi gerçekleştirmektedir. Aslında bu coğrafyanın mayasını oluşturan ve uzun süreden beri adeta yetim kalmış olan toplumsal muhalefetin büyük ailesini bir araya getirmek istiyor. Pek çok kesime dokunan her siyasi oluşum belli ölçüde bir koalisyon olarak da görülebilir ve bu yapının dengeleri arasında bir uyum sağlamak ancak liderlik kabiliyeti ile mümkün olabilir.

Bu birlikteliği tesis etmenin tam da zamanıdır belki. Bundan daha önce bu yönde bir çalışma yapılmış olsaydı eğer sahici bir birliktelik olmayacaktı ve belki de sadece siyasi bir manevra olarak kalacaktı. Ama şu zamandaki toparlanma, tek başına siyasi hedefler içermemektedir. Aynı zamanda sosyolojik ve kültürel hedefleri de olan bir değişim olacaktır.

Partinin alt ve üst yönetiminde bulunan her bir aktör, bendeniz de dahil, hiç kimsenin vazgeçilmez ve alternatifsiz olmadığının altını çizerek var olan bu büyük aileyi, yani bahsettiğim “toplumsal muhalefeti” bir çatı altında toplayıp bugüne kadar alt yapı, ekonomik ve toplumsal alanlarda gerçekleştirdiklerine yeni bir alan başarı daha katmaktadır. Siyasi alanda da bir değişim yaparak konuya son noktayı koyacaktır. Abdulkadir Selvi’nin de dediği gibi ustalığını burada gösterecektir. Ve doğaldır ki “ustalık” tam da budur. Diğer alanları kuşatan bu konunun sürüncemede bırakılmış olması düşünülemezdi ve bu konuyu da şekillendirecektir. Bana göre AK Partiye katılımlar HAS parti ile de sınırlı kalmayabilir.

Statükodan yana olanlarla değişimden yana olanlar tek bir çatı altında birleşecekler ve siyaset bu iki eksende şekillenecektir. CHP'deki son kurultay da kısmen böyle okunabilir ancak sonuçları itibarı ile başarısız bir çaba olarak kalmaya mahkumdur. çünkü oradaki hizipçilik, politik-ontolojik değil epistemolojiktir.

AK Parti siyasetinin dahili ve harici aktörleri arasında inşa edilecek olan denge ve huzur hattı bundan sonra siyasi hayatımıza yön verecek direnç noktaları ihtiva etmektedir.

Bu durum ülkedeki genel toplumsal yapının siyasetteki izdüşümü olarak giderek büyük bir işlevsellik kazanacak, ülke sorunlarına daha çok çözüm üretebilen bir iradeye dönüşecektir.

Başbakan, utsa bir satranç oyuncusu gibi kendisini aşarak siyasi alanda hamleler yaparken partinin geleceğini de şekillendirip işleri rayına oturttuktan sonra hak ettiği makama, köşke çıkacak, çıkmalıdır. Ancak bu konuda bazılarının sandığı gibi birileri ile de herhangi bir pazarlığa ya da angajmana asla girmez ve girmeyecektir. Hele ki onun bu yürüyüşünde bir takım tavizler koparacaklarını sananlar, ya da bunun üzerinden ona onu belli bir alanda tutmak isteyenler büyük bir yanılgı içindedirler.

Başbakanın çizdiği bu tablo gerçekten de demokrasi tarihimizin eşsiz dönüşümlerinden ve deneyimlerinden birisi olacaktır.

Bu tabloya uygulanacak bir çoklu okumanın bizce en açık sonuçlarından biri şudur; herhangi bir hukuk düzeni kayıt dışı güç kabul etmez. O da bunun gereğini yapıp, taşları bağlı bırakıp gitmemelidir ve gitmeyecektir de.