Ana Sayfa Özgeçmiş Kitapları Yazıları Röportajları Haber Fotoğraf Albümü Video Galeri İletişim

Darbelerin yargılanmasını sulandırma psikolojisi!

26.11.2012

Geçen hafta 12 eylül darbesi ile ilgili davanın duruşmalarına devam edildi. Darbeci generallerden hayatta olanlardan iki tanesi telekonferans yoluyla ifade verdiler.

 

Gerçi ifadelerinde darbecilere karşı söylenmesi gerekeli onlar mahkemeye söyleyip işi sulandırmak istediler.

 

Bunu anlamak mümkün tabi ama asıl anlaşılması zor olan bence her ortamda 12 eylülde mağdur olduğunu söyleyen kimi özellikle de sol çevrenin ve hatta PKK’lıların bu davalara karşı takınmış oldukları tavırdır.

 

Aslında bu duruştan hareketle ülkede kimin neyin peşinde olduğunun çok uzun bir tahlilini yapmak mümkün. Ama sanırım fazla detaya girmeye gerek yok.

 

Hatırlanacaktır, 12 eylül referandumunda bahsi geçen sol ve PKK’lılar 12 eylülün yargılanacağı zırvalığına kimse bizi inandıramaz diyerek ya karşı çıktılar ya da boykot ettiler.

 

Müesses nizamla kurdukları ortaklık sayesinde muhafazakarları daha kolay ötekileştirebildikleri ve zulmedebildikleri için bu alanda yapılabilecek olan her türlü değişime karşı çıktılar.

 

Oysa her kes biliyor ki hem 12 eylül hem de diğer bütün darbeler zaten bu toplumun vicdanlarında mahkum edilmişler ve asla da meşru görülmezler. Bu yargılama bir zihniyetin cezalandırılmasıdır. Bir iki ihtiyarı göstermelik olarak mahkeme önüne çıkarma ifadesini kullanan bir zihniyetin gerçekten darbelere karşı olduğunu düşünmek çok zor.

 

Düşünün darbelerden zarar gördüm diyen hukukçular bugün Meclisteki Darbeleri araştırma komisyonunun çalışmalarını ters yüz ederek farklı bir okuma ile mahkemenin işine karışma olarak yorumlamaktadırlar ve hukuk ihlali var diye itiraz etmektedirler.

 

Savcılığın işini yapan bir mekanizma değil meclis komisyonunun dinlemeleri. Bir araştırma komisyonudur.

 

Darbelere karşı olduğunu zahiren söyleyip iş mahkemelik olunca savunucusu haline gelenlerin ruh halini okumanın birinci kilidi bana göre bu eylemin demokrasiye ve hukuka karşı yapılmış olmasını değil, iktidarın kendilerine neden daha sonra tevdi edilmemiş olmasındadır.

 

Darbeler olsun, iktidarı ele geçirsin ve sonra da bize teslim etsin beklentisi var. Bu gerçekleşmediği için kızıyorlar.

 

CHP bunu hep yaptı çünkü. Her darbe ona bir iktidar alanı açtı ve kendilerine iktidar alanı açmamış olan 12 eylüle çok karşı çıktılar.

 

Bu dava tarihi bir dönüm noktasıdır. Komisyon tarihi bir görev yerine getirmektedir. Tarih oyun oynamaz. Darbecilerden hesap sorulması idraklere kazınacaktır.

 

Bir zihniyetin yargılanmasına giden yolda her kes saflarını belli etmeye devam ediyor.

 

Bu süreci sağlayan iktidarın hakkını teslim etme erdemini gösteremeyip işi sulandıranların duruşu da tarihe kazınacaktır.

 

Bu davanın açılabilmesine imkan tanıyan Anayasa değişikliğini gerçekleştirene, komisyonun kurulması iradesini gösterene karşı duyulan öfke darbecilere olan kızgınlığı geçmiştir. Bunlar da tarihe düşülen notlardır.