Ana Sayfa Özgeçmiş Kitapları Yazıları Röportajları Haber Fotoğraf Albümü Video Galeri İletişim

HOCA, POLİTİKANIN KİTABINI YAZMIŞTIR

22.08.2014

AK Parti MKYK Üyesi Prof. Dr. Mazhar Bağlı ile Ahmet Davutoğlu'nun nasıl bir Başbakan olacağını konuştuk. Bağlı, "Ahmet hoca, politikanın kitabını yazmıştır ve şimdi de onu pratiğe aktarmaktadır. Ki bu durum aslında bizim siyasi tarihimiz için de önemli bir deneyim olacaktır." dedi. 

 

GENELGÜNDEM HABER MERKEZİ

Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, dün Başbakan Erdoğan tarafından Ak Parti Genel Başkanı ve Müstakbel Başbakan Adayı olarak açıklandı. Şimdi herkes Davutoğlu'nun nasıl bir Başbakan olacağını merak ediyor. Özellikle, Türk dış politikasına vurduğu damga ile bilinen Davutoğlu'nun ardından Dışişleri Bakanı kim olacak ve Türk dış politikasında bir zafiyet olabilir mi? Özellikle yeni dönemde Türkiye - ABD ve Türkiye - İsrail ilişkileri nasıl şekillenecek? Tüm bu soruları, AK Parti MKYK Üyesi Prof. Dr. Mazhar Bağlı ile konuştuk. 

AHMET HOCA POLİTİKANIN KİTABINI YAZMIŞTIR

Hocam, Ahmet Davutoğlu'nun Ak Parti Genel Başkan ve Başbakan adayı olmasını öncelikle nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sn. Davutoğlu’nun Genel Başkan adayı olmasının iki anlamı var bence, birisi AK Parti, genel politikalarını dış politikadan ayrı düşünmüyor, ikincisi de güçlü bir aktör ile yoluna devam etmek istiyor. Aynı zamanda siyaseti belki de ilk kez teori ile de yakınlaştırmaktadır. Ahmet hoca, deyim yerinde ise politikanın kitabını yazmıştır ve şimdi de onu pratiğe aktarmaktadır. Ki bu durum aslında bizim siyasi tarihimiz için de önemli bir deneyim olacaktır.

Ben sayın Davutoğlu’nun en çok Doğu-Batı farklılaşmasını epistemoloji eksenine oturtan akademik iddiasını, tezlerini çok beğeniyorum. Ben de aynı alanda çalışmaları olan birisiyim. Gerçekten hocanın yazmış olduğu “Medeniyetlerin Ben-İdraki” adlı makalesi çok çok önemli bir çalışma. Herkese şiddetle tavsiye ederim.

ÇALIŞKAN, SAMİMİ VE KARARLI BİR BAŞBAKAN GÖRECEĞİZ

Ahmet Davutoğlu'nun Başbakan Başdanışmanlığı ve Dışişleri Bakanlığı sürecini düşündüğünüzde yeni dönemde ve yeni görevinde Davutoğlu'nun Başbakanlık sürecini nasıl öngörüyorsunuz? Nasıl bir Başbakan olacak sizce?

Bana göre politikada başarılı olmanın sırrı samimi olmak ve çalışmaktır, çok çalışmaktır. Israrla ve kararlılıkla yoluna devam etmektir. Bu ifadelerin en iyi tanımladığı kişidir dersem cidden abartmış olmam. Sayın Davutoğlu bana göre son derece dinamik bir başbakanlık yapacaktır. Özellikle de son dönemlerde ülkemizi dış kamuoyunda zor durumda bırakmak isteyen kötü niyetli lobilere karşı son derece başarılı bir çalışma yapacağını söyleyebilirim.

Kısaca, çalışkan, samimi ve kararlı bir başbakan göreceğiz.

DAVUTOĞLU VE FİDAN YANIBAŞIMIZDAKİ ATEŞİN BİZE DÜŞMESİNİ ENGELLEDİLER

Davutoğlu, son döneme ve Dışişleri Bakanlığına ve dolayısıyla Türk dış politikasına mührünü vuran bir şahsiyet. Türk Dışişlerinde bir zafiyet olabileceğini düşünüyor musunuz?

Sayın Davutoğlu dış politikada gerçekten çok başarılı bir iş yaptı. Bakın kimi çevrelerin iddia ettiğinin aksine ben dünyada meydana gelen ve toplumsal yapıları tehdit eden pek çok hareketlenmenin bize zarar vermesini diplomasi ile engelledi. Ki bunun bir ayağını da bence İstihbarat birimleri yürütmektedir. Yanıbaşımızdaki ülkeleri yakan ateşlerin bize sıçramasını engelleyen bence iki aktör var, birisi sayın Davutoğlu birisi de sayın Fidan’dır.

İç kamuoyundaki sorunları çözüm yoluna koyarak toplumumuzun geleceğini kurtardılar, dışardaki çalkantılar için ilkelerden taviz vermeyerek ülkemizin geleceğini kurtardılar.

Bu anlamda bu stratejinin son derece hayati bir işlev gördüğü gerçeği dikkate alındığında bu konudaki zaafiyetin nelere mal olacağı malumdur ve bu konuda bir gevşeme olmayacaktır.

İLİŞKİLER KARŞILIKLI ÇIKARA VE İLKELERE DAYALI OLACAK

Tam da bahsettiğiniz gerekçelerle MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ismi Dışişleri Bakanlığı için kulislerde konuşuluyor?  Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın olduğu bir görev dağılımında özellikle İsrail ve ABD ile ilişkilerimiz nasıl şekillenir?

Ben kişisel olarak sayın Fidan’ın bakan olma ihtimalini zayıf görüyorum zira MİT’in çok daha önemli bir işlev yerine getirdiğini ve getirmesi gerektiğini düşünüyorum. Sn. Fidan bakan olsa da olmasa da Türk Dış politikası artık tamamen değişmiştir. Müstakil adımlar atma yeteneği ve becerisini kazanmıştır. Bir başka gücün dengelediği bir politika olmayacak, aksine kendisi dengeleri kuran bir aktör olacaktır. Zaten bu yöndeki çalışmalar daha önceden başladı ve devam etmektedir.

Bu üç aktör bence Türkiye’nin tarihsel olarak kaybettiği alanlardaki itibarını ve gücünü yeniden kazandıracak projeleri yürütenlerdir. Geleceğimizi ilgilendiren konularda çok ciddi çalışmalar yürütülmektedir: Çözüm süreci, sahip olduğumuz tarihsel mirasa uygun dış politika ve kalkınma. Bu üç kişi aynı zamanda bu alanlardaki çalışmalara engel çıkaranlarla da mücadele kararlılığı içindedirler. Terör sonlandırılıyor, kalkınma gerçekleştiriliyor, diplomasi de müstakil adımlar atılıyor ve ülkeyi başkalarına peşkeş çekmek isteyen Gülenci casuslarla mücadele ediliyor.  

"ALIŞACAKLAR"

ABD ve İsrail ile diplomatik ilişkilerimize gelince, bundan sonra artık herkes bilmelidir ki Türkiye kendi toplumu, ülkesinin geleceğini ve menfaatini düşünerek adım atmaktadır zira halk böyle istemektedir. Bu ilişkiler sadece onların çıkarını koruyan bir eksende olmayacaktır artık. Karşılıklı çıkarlara ve ilkelere dayalı olacaktır. Buna alışmaları belki biraz zor olacak ama “alışacaklar”.