Ana Sayfa Özgeçmiş Kitapları Yazıları Röportajları Haber Fotoğraf Albümü Video Galeri İletişim

Haber

Türkiye'nin kanayan yarası töre ve namus cinayetleri sorununu masaya yatıran Aksiyon, tüm tarafları dinledi. Doğu ve Güneydoğu illerinde karşılaştığımız manzara şunu haykırıyordu: Bu kronik sorunu çözmek için "eğitim, gelenek ve sevgi" üçgeninden faydalanmak şart. Kız kardeşinin, düşman aşiretten bir delikanlıyla kaçtığı haberini alan 17 yaşındaki Urfalı Şehmuz, öfkeden çılgına döner. Kara kara düşünmeye başlar; çünkü bu lekeyi 'temizleme' görevi büyük ihtimalle ona düşecektir. Aşiret ve aile büyükleri ilk günlerde 'öldür' emri vermez; lâkin bir hafta sonra durum değişmeye başlar. Kahveye giden babasına aşiretin hatırı sayılır kişileri ileri geri konuşarak "Namus tez zamanda temizlenmeli." diye baskı yapar. Amcası ve amcasının oğulları da genç Şehmuz'un üzerine gelir: "Kız kardeşin, düşmanımızın oğluna kaçtı; utancımızdan insanların yüzüne bakamıyoruz. Kızı al getir, sonra da öldür." Sokakta herkesin kendisine kötü kötü baktığını, kızların bile "Hadi öldür" der gibi kendisini süzdüklerini aktarıyor Şehmuz. Aradan haftalar geçer, Şehmuz'u terleten dedikodular alır yürür; ama kız kardeşinden haber yoktur hâlâ. Baskılara dayanamayan Urfalı genç, "Nasıl olsa 17 yaşındayım, fazla yatmam, çıkarım." diyerek kardeşini öldürmeye karar verir. Beklediği haber de çok geçmeden gelir. Kız kardeşi, düşman aşiretten sevdiğiyle resmî nikâh kıydırıp yakınlarda bir köye yerleşmiştir. Ve gidip oracıkta nikâhlı bacısını öldürür. Ailenin ve aşiretin namusu güya temizlenir!