Ana Sayfa Özgeçmiş Kitapları Yazıları Röportajları Haber Fotoğraf Albümü Video Galeri İletişim

Kur'an okuyan adam!

04.12.2012

Geçen hafta, Esenler Belediyesi, Şehir Düşünce Merkezi’nin rutin olarak yapılan toplantısı dolaysıyla İstanbul’daydım. Saat 14.00 uçağı ile Ankara’ya dönüyordum. Havaalanında banko görevlisine, “acil çıkış”ta uçmak istediğimi rica ettim. Uçuş kartımı aldıktan sonra uçağa geçtim, cam kenarında bir beyefendi oturuyordu. Elinde bir cep Kur'an-ı huşu içinde okuyordu. Ben de adamın manevi atmosferini bozmamak için dikkatli davranarak insicamı bozmamaya gayret ettim.

 

Uçak kalkmaya hazırlanırken kabin görevlisi bayan rutin olarak yaptıkları ikazlarda bulundu. Acil çıkışta oturanlar olarak bu ikazları ve bilgileri alıp almadığımızı sordu. Yanımda Kur'an okuyan adam, görevlinin dediklerine dikkat kesilmemiş olacak ki hostes, “efendim kusura bakmayın yasal bir zorunluluktur, sizi bilgilendirmek durumundayım, farkındayım meşgulsünüz ama dediklerimi duydunuz mu?” diye sordu.

 

Adam asabi bir şekilde ve yüksek bir ses tonuyla “sağır değilim” dedi. Kadın, “efendim özür dilerim, meşguldünüz belki duymamış olabilirsiniz diye düşündüm” diye karşılık verdi.

 

Adam tavrını devam ettirdi; "Dedim ya sağır değilim."

 

Kadın özür dileyip işine devam etti.

 

Belki çok basit bir olay gibi görünebilir ama kişisel olarak bu olaydan çok etkilendiğimi itiraf etmeliyim. İlk aklıma gelen ise şu oldu, o görevli kadının zihninde bütün Kur'an okuyanların imajı, onarılmayacak şekilde zedelenmiştir. Kur'an okuyan insanlar mümkün olduğu kadar uzak durulması gerekenlerdir.

 

Ve aklıma, fikirlerine yönelik büyük rezervlerim olan ancak şiirlerine hayran olduğum İsmet Özel’in Naat şiirindeki Hz. Peygamber ile ilgili anlatımı geldi.

 

Kimseden bir işaret gelmeyecek

Bir melek kimsenin alnını sıvazlamazsa

Söylemez size kimse dünyadaki ömrü boyunca

Hiçbir insana yan bakışı olmayan kimdi

Kimdi yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile

Öğretmek için cephe nedir

Kıyam etti

Torunu kucağında

Dönünce bütün gövdesiyle döndü

Bir bu anlaşılsaydı son yüzyılda

Bir bilinebilseydi

Nedir veche..”

 

Efendimiz bir insana hitap edeceği zaman bütün gövdesi ile ona dönerdi. Çünkü bu nezaketin, inceliğin ve zarafetin gereğidir. Onun ümmeti olarak bize de aynı şekilde davranmak düşer. Sadece ibadetlerimizle değil, duruşumuzla, ses tonumuzla ve hatta giyim kuşamımızla da bir örneklik modeline öykünme içinde olmamız gerekir.

 

Bu konulara giderek yabancılaştığımızın endişesini bir kişi üzerinden temellendirmek niyetinde değilim ama dini kendi hayatının önemli bir referansı haline getirenlerin onun temel değer alanına ait bir duruş içinde olmaları gerekir. Aksi halde varlıkları ile dine zarar vereceklerdir. Tıpkı gördüğüm o adam gibi…